ODTÜ Mezunları Derneği Öğrenci Danışmanlığı Programı (ÖDAP)

Geçmişten günümüze birçok konuda öncü olan ODTÜ ve ODTÜ’lülerin dayanışma geleneğinin bir parçası olarak gördüğümüz Öğrenci Danışmanlığı Programı, gönüllü ODTÜ’lülerin yer aldığı bir programdır. Mezunlarımızın okul yıllarında ve profesyonel yaşamda edindikleri deneyimlerini öğrencilerimize aktarmalarının ODTÜ geleneğinin devamlılığına katkı sağlayacağı inancındayız. Günümüz koşullarında sosyal yaşamdan uzaklaştırılıp kalabalıklar içinde kaybedilmeye çalışılan bireylerin aksine ortaklaşmanın, dayanışmanın önemini ve değerini bilen ODTÜ’lüler olarak, araştıran, sorgulayan, düşündüğünü savunabilen bireylerin toplumda etkin olmasında yine ODTÜ’lülerin öncü olması gerektiğini düşünüyoruz.

Sıkça dile getirdiğimiz ve getireceğimiz gibi, gönüllülük çerçevesinde devam ettirmeyi hedeflediğimiz program süresince, hiç kimseye nasıl danışman ya da danışan olunacağını öğretmeye çalışmayacağız. Birlikte öğrenme süreci olarak gördüğümüz öğrenci danışmanlığı programı’nda; danışan danışmanından öğrenirken, danışman da danışanından ve hep birlikte birbirimizden öğreneceğiz.

Bu düşünceyle amacımız;

Öğrencilerimizi (danışan) sosyal ve akademik yaşamda karşılarına çıkacak güçlüklere karşı hazırlayacak, mücadele gücünü arttıracak ve yol gösterici olacak bir üyemizin (danışman), abla/abi-kardeş ilişkisi içerisinde yanında olmasını sağlamak, ODTÜ değerlerine sahip, kendine güvenen bireyler olarak gelecek planlarını yapmaya, bugünden başlamasına yardımcı olmaktır.

Beklentilerimiz;

Öncelikle karşılıklı saygı ve güvene dayalı bir anlayışın oluşması sağlanmalıdır. Karşılıklı güven eksikliği oluştuğunda istenilen başarıya ulaşılamamaktadır. ODTÜ kültürüne karşı duyarlılık oluşturmayı, ODTÜ değerlerine bağlılık yaratmayı ve daha güçlü öğrenci mezun ilişkisi oluşturmayı bekliyoruz.

Öğrencilerimizden; Danışmanlarının tüm soruların cevaplarını bilen kişi olmadığını, cevapları bulmalarında bilgi ve tavsiyelerle yardımcı olacaklarını, kaynak, kişi ve materyallere ulaşmak için yol göstericiler olduklarını bilmelerini bekliyoruz. Ancak uzun yollarında yanlarında bir Abla/Abi olduğunu unutmamalarını özellikle bekliyoruz.

Mezunlarımızdan; Öğrencilerimizi akademik ve sosyal yaşamda karşılaşacakları zorluklara karşı hazırlarken, süreci şekillendirecek kişinin Danışan olduğunu ve Danışanın ihtiyaçları doğrultusunda süreci devam ettirmesini bekliyoruz. Bu süreçte kesinlikle bir “koruyucu” veya “bilge kişi” olmalarını beklemiyoruz.

Sağlıklı danışan – danışman ilişkileri hakkında, yayınlardan derlediğimiz görüşleri şu şekilde özetleyebiliriz.

Etkili danışmalık için esnek olunmalıdır. Danışmanlar gözlem, bilgi ve becerilerin geliştirilmesi ve değerlendirme konularında danışmanlık alacak kişilerle birlikte işbirliği içerisinde olmalıdır.

Neden bir Danışana/Danışmana ihtiyaç duyulduğu net olarak belirlenmeli ve ifade edilmelidir.

3-4 Haftada bir yüz yüze görüşme fırsatı yaratılmalıdır. Görüşmelerin kesintiye uğramayacağı, kolay ulaşılabilir bir ortam seçilmelidir. Örneğin Vişnelik’te görüşmek daha sağlıklı bir ortam yaratmanızı sağlayabilir. Bu yaklaşım öğrencimizin derneğe karşı duyarlılığının artmasına da yardımcı olabilir.

Danışanın güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkartmaya çalışılarak, bu konudaki düşünceler paylaşılmalıdır.

Danışan hedef belirleme konusunda yönlendirilmelidir. Uzun vadeli hedefler kadar, kısa sürede sonuç alınacak hedeflere ulaşmak da, hem danışanı hem de danışmanı olumlu yönde etkileyecektir.

Danışanlara hayatın iş yaşamıyla başlamadığı hatırlatılmalı, gelecekteki yaşamları için plan yapmaya yönlendirilmelidir. Danışanın belirleyeceği hedefe/hedeflere ulaşması için strateji geliştirilmeli, bu strateji doğrultusunda gelinen nokta değerlendirilmelidir. Belirlenecek hedeflerin gerçekçi ve ulaşılabilir olmasına dikkat edilmelidir.

Aktif dinleyici olunmalıdır. Danışanınızın kendisini ifade etmesine izin verilmeli, bu konuda zemin yaratılmalıdır. Danışan gündem oluşturması konusunda teşvik edilmeli, fikirleri ve kararları konusunda geri bildirimde bulunularak, dinlendiği ve anlandığı belirtilmelidir.

Danışman tüm yoğunluğuna rağmen danışan açısından ulaşılabilir olmaya, zaman yaratmaya çalışmalıdır.

Danışanın iş ortamına davet edilmesi, iş ortamında bulunması, gelecekte nasıl bir ortamda bulunacağını görmesinin yanı sıra, kendine güvenildiğini de hissettirebilir.

Öğrenci Danışmanlığı Programı çerçevesinde, öğrenmeye çalışırken yararlandığımız ve size de katkı sağlayabileceğini düşündüğümüz kaynaklar şunlardır:

http://agep.metu.edu.tr/mentorluk-programi-hakkinda
http://www.ssu.edu.tr/kariyerplanlama/?mentor-r
http://tip.kocaeli.edu.tr/docs/MentorlukRaporu.pdf
http://www.mentorink.com/elkitabi